Search Results Category: Resimler

Www.TedaviRehberi.Net

September 25, 2010 at 9:59 pm Filed in:Resimler 136 Comments

Www.TedaviRehberi.Net

Kayseri Sarız

August 28, 2010 at 10:08 am Filed in:Resimler No Comments

SARIZ

SARIZ BELEDİYESİ
Kuruluş Yılı
1946

1946
Nüfusu
14.596

Yüzölçümü (km²)
1.239

46
Telefonu
0 352 5612176

0 352 5612181
Fax
0 352 5613300

0 352 5612093
Belediye Sayısı
2

-
Köy Sayısı
36

-
İl Mer.Olan Uzaklığı
-

130
Web / E-Mail Adresi
www.sariz.gov.tr / E-Mail

SARIZ NÜFUS
2000
4.404

1997
5.504

1990
5.126

1985
5.552

1980
5.653

1975
5.402

1970
5.211

1965
4.352

1960
4.890

ADI

Adının nereden geldiği bilinmiyor. Daha önce Pınarbaşı na bağlı bir köy iken 1946 yılında ilçe oldu.

YERİ

Kayseri’nin 140 km doğusundadır. Yüzölçümü 1239 kilometre karedir. Nüfus yoğunluğu ise, 18.6′da kalmaktadır. Bu da İl ortalamasının ancak yarısı kadardır. Toroslar’ın Anadolu�ya uzantısı olan Binboğa Dağları İlçe sınırlarında yer alır. Diğer dağlar ise, Dumanlı, Işık, Çürük ve Saçak Dağlarıdır. İ1çeden Seyhan Nehri’nin bir kolu olan Göksu Irmağı çıkar. Ayrıca Sarız çayı da vardır.

İKLİMİ

Sarız, yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve yağışlıdır. Rakımı 1500 metreyi bulduğu için, iklimi özellikle kışın oldukça serttir. Yazında diğer ilçelere oranla serin geçer.

SANAYİİ

Sanayi yönünden belli bir fabrikaya sahip değildir. ilçenin Mirzaağa köyünden Barit, Kıskaçlı köyünde ise kömür çıkarılır. İlçe merkezinde 39 küçük çaplı atölye vardır. Bunlarda çevrenin ihtiyaçlarına cevap verir. İlçemiz ekonomisi coğrafi yapı itibarı ile tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır. Yaygın olarak kilim ve halı dokumacılığı yapılmaktadır.

EL SANATLARI

Sarız’da el sanatları özellikle kilimcilik alanında gelişmiştir. Burada, giyim kuşam yapımında da mahalli imkanlardan faydalanılır. Son zamanlarda, küçük heybe ve çantalar da yünden dokunarak iç piyasada turistik amaçlı firmalara satılmaktadır.

TARIM

Tarım yönünden arazisi fazla elverişli olmamasına rağmen, kendi ihtiyacını karşılayabilmektedir.

a) İlçemizin ekilebilir tarım arazisi 60.000 Hektardır. Çiftçilerimiz; buğday,nohut ,mercimek ve şeker pancarı ekmektedir. Tarımda modernizasyon yeterli değildir. Bir kaç köy dışında sulama kanalı yoktur. 1998 yılı içerisinde projeli olarak 2000 Kg Korunga tohumu, 300 Kg yonca tohumu 1200 Kg Macar Fiğ tohumu ekmeleri için çiftçilerimize verilmiştir. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı kaynaklı 1999 yılı içerisinde 100 çiftçiye 10� ar dekarlık kiraz bahçesi projesi hazırlamıştır.

b) İlçede küçükbaş ve büyükbaş hayvan yetiştiriciliği yapılmaktadır. İlçemizde 4 kültür ırkı damızlık boğa ile aşım yaptırılmıştır. İlçemizde 9500 büyükbaş, 50.550 küçükbaş hayvan mevcuttur. Parazit hastalığı ile mücadeleye esas olmak üzere 6 adet koyun barınağı yaptırılmıştır. Koyun ırkının ıslahı için 26 adet Ak karaman Damızlık koç dağıtılmıştır. 6 çiftçiye dağıtılan Kafkas arısı üzerinde eğitim çalışmaları yapılmış, arıcılığın yaygın olduğu İlçemizde bu ırkın diğer arıcılara örnek olması hususunda Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından Proje hazırlanmıştır. İl Özel İdare Müdürlüğü bütçesinden 50 kovan Arı İlçemizin imkanları ölçüsünde dağıtılmıştır. 2001 yılı içindede arıcılığın geliştirilmesi için çalışmalara başlanmıştır. Ayrıca 1998 yılı içerisinde Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından 16 çiftçimize Hoştein cinsi inek, 2001 yılı içerisinde 22 aileye toplam 150 adet koyun dağıtılmıştır.

TARİHİ ESERLER

Ziyaret Suyu tabir edilen bir mağara kaynağı vardır. Çağşak köyünde yer alan burası, daha çok mesire alanı olarak kullanılır. Sarız’da dikkate değer başka tarihi eser bulunmamaktadır.

SAĞLIK

İlçemiz merkezi kasaba ve köylerinde 7 Doktor, 5 Ebe, 5 Hemşire, 3 Sağlık memuru , 9 Teknisyen 8 memur ( 2 tane başka kurumlarda geçici görevli ) , 4 şoför ve 9 hizmetli ( 1 tanesi başka kurumlarda çalışıyor) ile hizmet vermektedir.
Hastane inşaatımız ise halen devam etmektedir.

EĞİTİM

İlçemiz merkezinde 3 İlköğretim, 1 Lise ve 1 İmam – Hatip Lisesi bulunmaktadır. Yeşilkent Kasabasında ise 1 İlköğretim Okulu ve 1 Lise bulunmaktadır. İlçemize bağlı Köylerde 28 Adet İlköğretim Okulu taşımalı sistemden veya öğrenci azlığından dolayı faaliyet göstermemektedir. Bu Köylerimizin öğrencileri sistemli bir şekilde 2 merkezde toplanmıştır.

310 öğrenciye ve Sosyal Yardımlaşma Dayanışma Vakfı imkanlarıyla 7 lise öğrencisine taşıma ile eğitim ve öğretim imkanı sağlanmaktadır. İlçe Merkezinde İmam � Hatip Lisesine ait 120 öğrenci kapasiteli bir pansiyon mevcuttur. Merkez ve Köylerinde toplam Öğretmen sayısı 106 adettir. Okullardaki öğrenci sayısı 2.741� dir. İlçemizde 23 öğrenciye bir öğretmen düşmektedir. İlçemiz Merkez ve Köylerinde 9 Adet sınıf öğretmeni, 25 adet branş öğretmeni,16 Adet Hizmetli,1 Adet Aşçı, 7Adet Kaloriferci, 6 Adet Gece bekçisi ve 15 Adet Memura ihtiyaç duyulmaktadır.

Halk Eğitimi Müdürlüğü tarafından 4 Bilgisayar Kursu, 3 Makine Nakış Kursu, 3 Giyim Kursu, 2 Halk Oyunları Kursu, 1 Anadolu Liselerine Hazırlık Kursu, 1 Üniversiteye Hazırlık Kursu,2 Yabancı Dil Kursu, 1 Kalorifer Ateşçiliği kursu, 3 Adet Okuma Yazma Kursu açılmıştır. İlçemizde faaliyet gösteren sinema ve tiyatro yoktur.

Üçüncüsü 1996 yılında yapılan Sarız Kilim Festivali maddi imkansızlıklardan dolayı bir daha yapılamamıştır.

FOLKLOR

Sarız’da folklorun demirbaşı davul ve zurnadır. Mahalli oyunlar hep bu çalgılarla icra edilir. Bunun yanında, halkın deve oyunu vardır. Halk türküleri, özellikle bozlak bu çevrede yaygındır.

TİCARET

Sarız’da ticaret mahalli ihtiyaçlara göre şekil almaktadır. Yapılan istatistiklere göre ilçede tamamı 5 milyon liralık sermayeyi geçmeyen 20 kadar iş yeri vardır.

MADENCİLİK

Sarız’da yukarıda da işaret ettiğimiz gibi, barit ve kömür çıkarılmaktadır. Barit önemli bir ihraç maddesidir ve buradan üretilen bu maden dış pazarlara sevkedilmektedir . Sarız’daki kömür tüketimini büyük ölçüde karşılayabileceği İfade edilmektedir.

Kayseri pınarbaşı

August 28, 2010 at 5:12 am Filed in:Resimler No Comments

PINARBAŞI

PINARBAŞI BELEDİYE
Kuruluş Yılı
1861

1863
Nüfusu
12.075

Yüzölçümü (km²)
3.383

-
Telefonu
0 352 5121702

0 352 5121035
Fax
0 352 5121802-1034

0 352 5121017
Belediye Sayısı
3

-
Köy Sayısı
115

-
İl Mer.Olan Uzaklığı
-

95
Web / E-Mail Adres
pinarbasi-bld.gov.tr / E-Mail

PINARBAŞI NÜFUS
2000
12.075

1997
12.903

1990
11.364

1985
11.448

1980
9.300

1975
8.100

1970
7.650

1965
7.050

1960
6.805

ADI

Şiran Dağı’nın kuzeyinden çıkan su, ilçeye adını vermektedir, Sultan Abdülaziz’in tahta çıktığı 1861 yılında Sivas’a bağlı bir yerleşim alanı olarak kurulan ilçeye, o zaman Aziziye adı verilmiştir. 1893 yılında ilçe yapılan Pınarbaşı 1926 yılında da Kayseri’ye bağlanarak bu günkü statüsünü kazanmıştır.

YERİ

Kayseri’ye 95 km. mesafede bulunan ilçenin yüzölçümü. 3383 km. karedir. Burada nüfus yoğunluğu son sayımla 17.23′e çıkmıştır. Pınarbaşı, Kayseri’nin en önemli düzlüğü olan Uzun yayla’ ya sahiptir. Bu alanda hayvancılık ve tarım oldukça ileri seviyededir. Ayrıca, Zamantı, ilçeye Bağlı Şerifiye köyünden çıkarak Seyhan Nehri’ni oluşturur. Karaköy Kabaktepe ve Yedioluk köylerinden aynı adla çıkan sular çevrede sulama da kullanılır.

İKLİMİ

Kışları soğuk, yazları serin ve kurak geçer. Yağmurlar genellikle sonbaharda ve ilkbaharda yağar. Kışın kar ve ayaz keskin soğuklar ısıyı �35 C �ye kadar düşürür. Yıllık ısı ortalaması 80C, yazlarının sıcaklık ortalaması 27.70C�dir. Uzun yıllar baz alınarak elde edilen yağış ortalaması 492 kg/m2�dir. Bölgenin kar ve yağmuru halkın kaba yel dediği lodos rüzgarının esmesiyle gelir. Yaz aylarında özellikle temmuz ve ağustosta esen poyraz yeli de ekinleri olgunlaştırarak yağmur yerine geçer. Bunun zıttı olan aşağı yel dedikleri kaba yel ekinleri ve yaz bitkilerini sarartarak, buğday tanelerini cılız bırakır, olgunlaşmasını önler.

TOPRAK BİTKİ ÖRTÜSÜ

Pınarbaşı sert iklimi nedeniyle bir bozkır manzarası içinde yeşillikten yoksundur. Dağları genellikle çıplaktır. Kekik, yavşan otları, yer yer fundalıklar, kormuk çalılıkları, kısa boylu ardıçlarla örtülüdür. Melikgazi çevresinde az miktarda çamlık, Emeyil köyü güneyinde Karahacılı köyüne kadar yer yer çamlık ve meşelik, Gümüşgün köyü karşısı, Şirvan dağı etekleri meşelik, Kocamaz dağının sırtları kısa boylu ardıç ağaçları ile kaplıdır. Uzunyayla bölgesinde bol meralar, çayırlıklar vardır.

SANAYİİ

Pınarbaşı’nda tarıma dayalı sanayii gelişme halindedir. Burada özellikle madencilik ileri seviyede olduğu için, bu yönde de gelişme vardır. İlçe merkezinde 96 adet sanayiye yönelik atelye vardır.

EL SANATLARI

Pınarbaşında halı ve kilim önemli yer tutar. Bundan ayrı olarak, yünden örme el işleri de yaygındır. Burada bol desenIi ve çok renkli kilimler ülke genelinde ilgi toplamaktadır. Kayseri ve civarında faaliyet gösteren 13 şirket ilçemiz ve köylerinde ücret karşılığı ipek halı ve kilim dokutturmaktadır. Bu sektörde 1500 civarında genç kızımız istihdam edilmektedir.

TARIM VE HAYVANCILIK

Pınarbaşı, Kayseri’nin önemli tarım merkezlerinden birisidir. Burada çeşitli sanayii bitkilerinin ekimi de yapılmaktadır. İlçe ürettiğiyle gelir sağlayabildiği için, buradaki çiftçilik giderek modernize olmaktadır. hububat tarımı yapılmaktadır. Rakımın çok yüksek olması ve kışın uzun sürmesi nedeniyle tarım çok ekonomik değildir. Bu sebeple çiftçilerimizin hayvancılığa yönlendirilmesine çalışılmaktadır.

İlçemiz geçmişten bu yana önemli bir hayvancılık merkezidir. 1950�li yıllara kadar ilçe halkı at yetiştiriciliği yapmış ve bu yıllarda merkezi Fransa�da bulunan bir atçılık kulübüne de üye olduğu bilinmektedir. Yetiştirilen atlar orduya satılmış bu sayede iyi gelirler elde edilmiştir. Ancak ordunun motorize olması ile atçılık yerini koyun yetiştiriciliğine bırakmıştır. Ülkemizde 1980�li yıllarda tarım ve hayvancılık sektöründe meydana gelen sıkıntılar yüzünden ilçemizde de hayvancılık süratle azalmıştır. Fakat son yıllarda ilçemizde hayvancılık üç koldan yeniden gelişmeya başlamıştır. Besicilik, süt inekçiliği ve balıkçılıktır.

TARİHİ ESERLER

Pınarbaşı’nın en önemli tarihi eseri, Melikgazi Türbesi’dir. Ayrıca bu türbenin kuzeyinde yer alan kale de önemli bir tarihi eserdir. Bunlardan başka, Karakuyu köyü yakınlarındaki Hitit kabartmaları da bu bölgenin tarihi özelliğini arttırmaktadır. Tarihi eserleri ise;

1. Melikgazi köyündeki kale ve Melikgazi Türbesi
2. Pınarbaşı Merkezindeki Tunç Top
3. Koçcağızındaki Garip Türbesi
4. Han Köyündeki Han Kervansarayı
5. Ispıtın Tepesindeki Şehir Harabesi, Mezar Kalıntıları
6. Kötü Ören Mezrasındaki Şehir Harabesi
7. Panlı Köyünde yontma taşlarla yapılmış Kemerli Bina
8. Şerefiye Köyünde Kale
9. Karakuyu köyünde Etiler zamanında yapılmış dünyanın ilk barajı (Hitit barajı)

EĞİTİM

Pınarbaşı, eğitim yönünden gelişmiştir. ilk, orta ve lise eğitimi yanında Meslek liseleri de bulunmaktadır. Eğitimde, okur-yazarlık bakımından bazı ilçelerden oldukça ileridedir. ilçenin Pazarören kasabasında bulunan yatılı Bölge İlk Öğretmen Okulu, ülkemize çok sayıda öğretmen yetiştirmiştir.

FOLKLOR

At Pınarbaşında çok önemli bir yere sahiptir. Bunun içinde atla yapılan sporlar yaygındır. Bundan başka, çeşitli halk oyunları oynanır. Burada Kafkas Türkleri’nin oyunları ile yerli halkın oyunları arasındaki farkı ortaya koyar. Bu bakımdan da ilçe folklor değerleri yönünden diğer ilçelerden oldukça farklı ve zengin bir görünüm ortaya koyar. Burudaki düğünlerde, davul-zurna ile çeşit1i oyunlar da oynanır. Yumruk, sinsin arap oyunu, halay bunların başında gelir.

TİCARET

İlçe ticari yönden gelişmiştir. Halkın gelir düzeyi yükseldikçe, artan talebe göre de yeni ticari işyerleri .oluşmaktadır. Son sayımlarda, ilçede 207 iş yerinin bulunduğu tespit edilmiştir. Bunlardan yarısının mali potansiyeli bir milyon liranın üzerindeki sermayeye sahip iş yerleriydi.

İlçemizde 1 halı fabrikası (700 m2) gün kapasiteli, 2 un fabrikası ve Kaynar kasabasında Türkiye Kalkınma Vakfına ait süt işleme tesisi, 1 mermer fabrikası, et entegre tesisi ve 3 adette krom konsantre tesisi mevcuttur.

İlçemizin en önemli ekonomik varlıklarından biriside su kaynaklarıdır. İlçemizdeki sular alabalık ve özellikle alabalık yavrusu yetiştiriciliği için oldukça elverişlidir. Bu sebepten 6 tesiste özel sektör tarafından yaklaşık yılda 800 ton alabalık üretilmektedir. Bunlardan Yukarı Karagöz ve şerefiye köylerinde bulunan tesisler Ortadoğu ve Balkanların en büyük alabalık üretim tesisleridir.

Belediyemizin teşviki ve katkılarıyla Tarım Bakanlığı tarafından Kayaönü mahallesine Türkiye�de ikinci ve en büyük yavru alabalık üretim istasyonu karar verilmiştir. Diğeri Antalya Kepezde bulunan tesisin bu günkü proje maliyeti 200 milyarın üzerinde olup bakanlıkça buraya şu an 10 milyar gönderilmiş ve bu parayla gerekli malzemeler satın alınarak 98 yazında ihale edilmiş ve inşaatı devam etmektedir.

MADENCİLİK

Madencilik yönünden hayli zengin bir ilçemizdir. İlçemiz başta krom olmak üzere demir, çinko, mermer, kurşun ve kömür gibi zengin maden yataklarına sahiptir. Burada Krom ilçe merkezindeki dağlardan çıkarılır.Krom ocakları özel sektör tarafından çalıştırılmaktadır. Uzunpınar köyünde, Demir, Oruçoğlu köyü hududunda ise Kurşun ve Çinko çıkarılır.İlçemizde 3 adet krom konsantre tesisi mevcuttur. Yılda yaklaşık 20 bin ton civarında krom üretilmektedir. Yine ilçemizde değişik yerlerde kaliteli mermer ocakları mevcuttur. Şu an bir adet mermer fabrikası da kurularak faaliyete geçirilmiştir. Ayrıca mermercilik konusunda birkaç firma fizibilite çalışmalarını sürdürmektedir. Bu maddelerde çevre halkı çalıştığı için ekonomik yönden önemli gelir elde edilmektedir

Kayseri melikgazi

August 28, 2010 at 12:52 am Filed in:Resimler No Comments

MELİKGAZİ

MELİKGAZİ BELEDİYE
Kuruluş Yılı
1989

1989
Nüfusu
311.322

263.453
Yüzölçümü (km²)
454

263
Belediye Sayısı
8

melikgazi-bld.gov.tr
Köy Sayısı
9

E-Mail
İLÇE KAYMAKAMI

ismi ve Soyadı
A.Mesut DEMİRKOL

Menduh BÜYÜKKILIÇ
Telefon
0 352 2310312

0 352 2229020
Faxı
0 352 2310312

0 352 2229020

MELİKGAZİ NÜFUS
2000
263.453

1997
227.246

1990
184.321

ADI

İlçe, adını Kayseri’nin Türklerin yurdu olmasını sağlayan fethi gerçekleştiren Melik Mehmet Gazinin babası Melikgazi�den almaktadır. Melikgazi, Danişmend’lilerdendir. Anadolu’nun Türkleşmesinde büyük payı olan ve Kayseri’nin oğlu tarafından imar edilmesini sağlayan bir büyük kumandandır…l988 yılında 3508 sayılı kanunla ilçe kurulurken, bu ad bu yüzden verilmiştir.

YERİ

Kayseri’nin doğudan batıya Sivas Caddesi İle İstanbul Caddesi’nin kestiği güney kısmında yer almaktadır. 454 km2 yüzölçümü vardır. 8 belediyesi 9 köyü bulunmaktadır.

COĞRAFİ BİLGİLERİ

Orta Anadolu�nun Yukarı Kızılırmak bölümünde yer alan Melikgazi toprakları kıvrımlı yapıda ve birbirine paralel üç dağ sırası ile bunların arasındaki platolar ve çöküntü havzaları ile biçimlenmiştir.

İlçenin yüzölçümü 454 km2 dir. Türkiye�nin en yüksek dağlarından olan Erciyes Dağı da yakın zamana değin volkanik püskürmelerle çevresindeki platoların yapısını etkilemiştir. İlçenin güneyinde tek bir kütle durumunda yükselen Erciyes üçüncü zamanın ortalarından başlayarak çeşitli dönemlerde etkinlik gösteren lav ve tüf püskürten eski bir yanardağdır. 3917 m. yüksekliğindeki Erciyes Dağı türlü yaşlardaki volkanlardan oluşuk bir küme olarak nitelenmektedir.

İlçenin batısında İncesu, Hacılar ile Kocasinan ilçesinin bir kısmı, doğusunda Bünyan, güneyinde Talas, Kuzeyinde Kocasinan ilçesi bulunmaktadır.

GESİ

Kayseri’nin en önemli mesire yerlerinden birisidir. Şehre 23 km. mesafededir ve Kayseri’nin doğu kesimindedir. Bağları, özellikle de ceviziyle ve kuşluklarıyla meşhurdur. 2500′ü bulan nüfusuyla değişen bu kasabada, iş turizm potansiyeli değerlendirilmemiştir. Gesililer, burasını 11 Açık Müze” olarak kabul ettirmeye çalışmaktadırlar.

kayseri incesu

August 27, 2010 at 8:21 pm Filed in:Resimler No Comments

İNCESU

İNCESU BELEDİYE
Kuruluş Yılı
1901

-
Nüfusu
22.616

Yüzölçümü (km²)
872

-
Telefonu
0 352 6913330

0 352 6913313
Fax
0 352 6912929 – 3181

0 352 6913386
Belediye Sayısı
3

-
Köy Sayısı
13

-
Web / E-Mail Adres
E-Mail

incesu-bld.gov.tr / E-Mail
İl Mer.Olan Uzaklığı
-

33

İNCESU NÜFUS
2000
8.511

1997
8.155

1990
7.857

1985
7.860

1980
7.265

1975
7.089

1970
7.319

1965
5.775

1960
5.824

ADI

İlçenin adı, antik çağda Sadoora diye anılmaktaydı. Bugünkü adını ise, ilçeden akan İncesu Deresi vermiştir. 1670 yılında Merzifonlu Kara Mustafa Paşa tarafından kurulmuştur. 19.yy’ da Bucak, aynı yüzyılın sonlarına doğru da ilçe olmuştur.

YERİ

İlçe, kuzey rüzgarlarına açık olduğu için, step iklimi görüntüsü verir. Burada ilkbahar aylarında bol yağmur düşer. Yazları sıcak ve kurak, kışları ,soğuk ve yağışlıdır.

İKLİMİ

İlçenin iklimi, step iklimi özelliğine sahiptir. Kışın bol kar yağar. Yazın oldukça sıcaktır.

SANAYİİ

İncesu, son yıllarda büyük gelişmeler kaydeden önemli bir ilçe durumuna gelmiştir. 1984 yılında açılan Taksan’ ın ilçenin güney. Ucunda bulunması, Kayseri’deki sanayileşmede bu ilçeyi de içine almış olmaktadır. 1977′de açılan Çinkur ‘da ilçenin topraklarında bulunduğu için. burası önemli bir ağır sanayii yatırım bölgesi durumuna gelmiştir. Bundan ayrı olarak, ilçede çeşitli meslek gruplarından 45 atölye ve işyeri bulunmaktadır.

EL SANATLARI

İncesu, halıcılıkta önemli bir yere sahiptir. Burada çevrenin genel özelliklerine uygun el halıları dokunmaktadır.

TARIM

İlçenin toprakları tarıma fazla elverişli değildir. Güney kesimindeki alanlarda tarım yapılmaktadır. Burada bağcılık büyük ölçüde gelişmiştir. Kaliteli üzüm yetiştirilir.

TARİHİ ESERLER

Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’nın burada yaptırdığı kervansaray, önemli bir tarihi eserdir. İlçe arazisinin kuzey ucunda bulunan ve Kızılırmak üzerinde Mimar Sinan tarafından yapılan Tekgöz Köprüsü’de sözü edilmesi gereken bir başka kıymetli eserdir. İlçede bunlardan başka çeşitli camiler de önemli eserlerdendir.

FOLKLOR

İncesu geleneksel halk oyunlarımızın oynandığı bir ilçemizdir. Kendine has herhangi bir oyunu yoktur. Çevrede halay, sinsin, yumruk gibi oyunlar özellikle düğünlerde oynanmaktadır. Düğünlerde arap oyunu adıyla bir oyunda oynanır.

EĞİTİM

İlçenin eğitim seviyesi iyidir. Açılan yeni ilkokullara ilave olarak ortaokul ve lise de bulunmaktadır. Ayrıca meslek liseleri de vardır.

MADENCİLİK

İşletilen her hangi bir madeni yoksa da, çevredeki dağlarda Çinko, Kurşun ve Krom rezervlerinin olduğu tespit edilmiştir Buradaki Çinko, Kurşun Fabrikası’na madenler, Yahyalı ve Develi’deki ocaklardan getirilmektedir.

TİCARET

İlçenin ticareti giderek gelişme göstermektedir, özellikle transit yolu üzerinde oluşu ve yeni kurulan fabrikaların ilçede Meskenleşmeye hız kazandırması ticari hüviyetini de çeşitlendirmiştir. İlçede halen 90 adet ticari işyeri vardır. Bunun 60 kadarı 5 milyon sermayeyle küçük dükkanlar, diğerleri ise daha büyük işletmelerdir.

Kayseri felahiye

August 27, 2010 at 1:53 pm Filed in:Resimler No Comments

FELAHİYE

FELAHİYE BELEDİYE
Kuruluş Yılı
1957

1951
Nüfusu
16.650

Yüzölçümü (km²)
412

18
Telefonu
0352 791 20 12

0352-7912068
Fax
0 352 7912191 – 2031

0 352 7912160
Belediye Sayısı
3

-
Köy Sayısı
9

-
E-Mail Adres

E-Mail
İl Mer.Olan Uzaklığı
-

60

FELAHİYE NÜFUS
2000 6.015
1997 5.506
1990 6.603

ADI

Felahiye kurtuluş anlamına gelir. Burası daha önceleri Rumlarla meskundu. Türkler �in eline geçince bu adı aldığı söylenir. Felahiye, 1957 yılında ilçe oldu.

YERİ

Felahiye Kayseri’nin güneydoğusunda yer alır. Kayseri’ye 65 km. mesafede olan ilçenin alanı 128 km.2′dir. Kızılırmağın yakınından geçtiği ilçe Ak dağlar silsilesinin eteklerine kurulmuştur. İlçede Delice Suyu, Felahiye Özü, Darılı Özü suları vardır.

İKLİMİ

Karasal iklimin hakim olduğu ilçede yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve yağışlıdır. Burada Kızılırmak koridoru boyunca esen batı rüzgarları ve poyraz etkilidir. İlkbaharda bol yağış alan ilçede Kızılırmağın sağladığı nem tarıma elverişli olur.

SANAYİİ ve TİCARET

Felahiye’de fabrika niteliği taşıyan herhangi büyük bir yatırım yoktur. Ancak atölye tipi sanayi gelişmektedir. Felahiye’de iş kollarına ait 53 civarında iş yeri vardır. Felahiye’de, ticari mahiyette iş yapan 12 iş yeri vardır Bunlardan 10′unun sermayesi 5 milyon dolayındadır. Ticari yönden gelişme giderek artmaktadır.

TARIM

Felahiye tarım bakımından geniş imkanlara sahiptir. Dar bir koridor meydana. getirerek akan Kızılırmak, kenarlarında sebze ve meyve bahçeleri fazladır. ilçe merkezinde meyvecilik gelişmiştir. Kaliteli elma yetiştirilmektedir. Burasının üzümleri de kalitesiyle tanınmaktadır. İlçede
klasik tarım usulleri hakimdir

TARİHİ ESERLER

Kızılırmağın dirsek verdiği bir yüksekte yerde bulunan Zırha Kalesi, çevrenin En önemli tarihi eseridir. Bundan başka, Felahiye’nin içerisinde eski kilise harabeleri de vardır. Ayrıca, çevrede Kızılırmağa cepheyi yüksek kayalıklar oyularak, mağaralar meydana getirilmiştir. Bunlarında tarihi değeri fazladır. Ayrıca çevrede çeşitli yatırlarda bulunmaktadır.

FOLKLOR

Felahiye’nin diğer yörelerden farklı bir folklorik özelliği bulunmaktadır. Düğünlerde, kış gecelerinde çevrede ve köylerde çeşitli mahal1i oyunlar sergilenir.

EĞİTİM

Felahiye’de eğitim düzeyi iyidir. Burada ilkokuldan sonra ortaokul ve lise bulunmaktadır. ilçenin okur – yazarlık oranı eskiye oranla hayli artmıştır.

MADENCİLİK

Çukur yakınlarında çıkarılan kömür, çevrenin ihtiyacına cevap vermektedir. Burada diğer madenler için de aramalar sürdürülmektedir .

İDARİ BÖLÜNME

Felahiye Merkez ilçeye bağlı 3 Belediye 9 köy vardır..Felahiye, Kızılırmak havzasında dar bir alana sıkışmış olmasına rağmen, özellikle yurt dışına ihraç ettiği insan gücü ile gelişmesini günün şartlarına göre tamamlamaya çalışmaktadır. Yerleşim alanı itibariyle yüksek ve dağlık bir bölgede oluşu ilçenin nüfus yapısını müsbet yönde
etkilememektedir. Ancak, halkın kendi muhitine bağlılığı psikolojisi buradaki çözülmeyi önlemekte ve halkın göçüne önemli bir set oluşturmaktadır.

Felahiye’de hayvancılık, tarımın tamamlayıcı unsuru olarak devam ederken, ilçenin son idari düzenlemede küçültülmesi burada daha çok şehirleşmeyi teşvik edecek bir sosyal yapıya imkan vermiştir:

Kızılırmak’ın üzerine kurulacak barajlardan birisinin bu alanda oluşu, bu ilçenin enerji sektöründe söz sahibi olabilmesine imkan sağlar mı bunu ancak zaman gösterecektir. Görünen odur ki, Felahiye ilçesi geleneksel yaşama tarzını daha uzun bir süre kapalı toplum özelliğini koruyarak
sürdürmekten kurtulamayacaktır.

İlçede yurt dışından sağlanan imkanlar şimdilik etkin görülmemektedir. Bunun temel sebebi de Felahiye’linin kazandığıyla kendine yetmek isteyen insan tipinden kaynaklanmaktadır.

kayseri Akkısla

August 27, 2010 at 10:39 am Filed in:Resimler No Comments

AKKIŞLA

AKKIŞLA BELEDİYE
Kuruluş Yılı
1987

1952
Nüfusu
8.189

Yüzölçümü (km²)
546

500
Telefonu
0 (352) 5913211

0 352 5913808
Fax
0 352 5913253 -3377

0 352 5913393
Belediye Sayısı
3

-
Köy Sayısı
6

-
E-Mail Adres
E-Mail

İl Mer.Olan Uzaklığı
-

80

AKKIŞLA NÜFUS
2000 3.265
1997 2.762
1990 3.109
1985 2.680
1980 2.765
1975 2.799

ADI

İlçenin adı önceleri çonalı olarak kayıtlara geçmiş. Daha sonraları değiştirilip ”Kuzugüdenli” denmiş. Bunda da karar kılınmamış ve bu defa ”Akkışla” adı verilmiş. Buradaki halkın Türkmen oluşunun son adı alışında payı olmalıdır. Çünkü eskiden ”Kışlak” denilen yerde kış ayları geçirildi. Zamanla sonundaki ”k” harfi düşerek ”Kışla” oluşmuş ve böylece köy adı teşekkül etmiştir. Çevredeki beyaz kaya kütlesinin bu kelimeye eklenmesiyle de ”Akkışla” meydana gelmiştir. 19/06/1987 3392 sayılı kanunla ilçe olmuştur.

YERİ

Akkışla, Kayseri ye 80 km. mesafededir. şehrin doğusunda, Bünyan’la Sarıoğlan arasında yer almaktadır. Uzunyalı’nın kuzey uzantısı bu ilçenin sınırlarına 335,8 km2′lik alanı bulunan ilçede Hınzır Dağı, Karatepe, Bozdağ, Hasandağı, ilçenin çevresini kuşatır. Kesdoğan şelalesi buradadır.

İKLİMİ

Kara iklimi özelliklerini taşır, yazları kurak ve sıcak, kışları ise yağışlı ve soğuktur.

SANAYİİ

Burada herhangi bir sanayi dalı gelişmemiştir. Ancak el sanatları özellikle kilim okumacılığında hayli ileri gitmiştir. Halıcılıkta son yıllarda gelişmiş ve aile ekonomisinde yer edinmeye başlamıştır.

TARIM

Akkışla, genelde düz bir alanda yer alır. Bunun için de burada tarım gelişmiştir. Halkın geçimi ziraatçilik ve hayvancılığa dayanır. hayvancılıkta Türkmen geleneği yaylaya çıkma şeklinde devam eder.

TARİHİ ESERLER

İlçede bizim dönemimize ait herhangi bir tarihi esere rastlanmamıştır. Kululu Köyü yakınlarında M.Ö. 8. asra ait bir hitit yerleşim alanı bulunmuştur. Burası Hitit krallarından Tartihuna�ya aittir.

FOLKLOR

İlçede zengin bir folklorik malzeme vardır. Geleneksel halk oyunları, düğün eğlencelerinde görülür.

EĞİTİM

İlçede ilk ve ortaöğretim kurumları vardır. Buna, meslek eğitim kurumlarının bundan sonra eklenmesi beklenmektedir.

İDARİ BÖLÜNME

Akkışla ilçesinin 6 köyü vardır. Bunla, Alevkışka, Ganişeyh, Girimci, Gömürgen, Kululu, Ortaköy ve Uzunçayır’dır.

kayseri ovalar vadiler bogazlar

August 27, 2010 at 2:58 am Filed in:Resimler No Comments

OVALAR, VADİLER VE BOĞAZLAR

Kayseri ilinin üzerinde bulunduğu bölgedeki ovalar Erciyes Dağı’nın kuzey ve güneyinde yer almaktadır. Jeolojik dönemin yer hareketlerinde meydana gelmiştir. Bunlar sırasıyla şunlardır.

Kayseri Ovası:

Erciyes�in kuzey-batı bölümündeki Ambar Ovası ve Karasazlık düzlükleriyle birlikte 750 km2’1ik alana yayılır. 40 km. boyu ve eni zaman zaman 10, zaman zaman 20 km.yi bulan görünümüyle bir şerit halinde devam eder. sarımsaklı’dan başlayıp Ambar’da sona erer.

Develi Ovası:

Erciyesin güneyinde ise denizden yüksekliği 11 00-1150 metreyi, yüzölçümü 800 km2�yi geçen Develi Ovası eni boyuyla 35 – 40 km.’yi bulan toplu bir düzlüktür. Kapalı havza düzlüklerinden olan bu ova­nın büyük bir kısmında Sultan Sazlığı adı ile tanınan büyük bir sazlık ve Yay Gölü bulunur. İlin bu ovalara göre daha küçük ovaları arasında Tuz gölü civarında Palas Ovası yaklaşık 100 km kare, Sarıoğlan Ovası ise 50 km.kare , Akdölen, Zamantı ve Mandal Ovaları sayılabilir.

Derin Vadiler ve Boğazlar :

Kayseri’de böyle alan Kızılırmak kenarında oluşur. 40 km. uzunluğundaki bu vadi yerine göre 300 metre kadar derinlere iner. Obruk köyü önlerinde genişleyen bu vadi, Kuşçu ve Mollahacı köyünde oldukça daralır zaman zaman bir yolluk kamyonlar görülür, geçit bile bulunmaz.

Kayseri Goller ve barajlar

August 26, 2010 at 11:47 pm Filed in:Resimler No Comments

GÖLLER VE BARAJLAR

Kayseri’de göller iki ayrı bölümde ele alınabilir. Birisi sazlık ve bataklık durumundakiler. Sultan Sazlığı ve Engir gölü gibi. Diğeri de Tabii ve baraj gölleri, Tuzgölü, Yedigöller, Sarımsaklı ve Akköy Baraj gölleri gibi.

TUZ GÖLÜ : Sarıoğlan İlçesinin güneybatısında yer alan göl l9 Km. karedir. Tuz üretimi için elverişli bir göldür. Burada, en derin nokta 15 metreyi bulur. Yaz aylarında suyun buharlaşmasıyla göl yatağı küçülür ve kuruyan kenarlardan tuz elde edilir. Gölün denizden yüksekliği 1.106 metredir.

YAY GÖLÜ : Develi’de bulunan göl, 20 km. karelik bir alanı kaplar. Bu gölün suyu da tuzludur ve yaz aylarında çekilen gölden tuz elde edilir.

SARIGÖL : Erciyes Dağının eteklerinde ve Şeyhşaban köyü yakınlarındadır. Denizden 2.335 metre yükseklikteki gölün kapladığı alan 0.13 km.karedir. Tatlı suyu vardır.

ENGİR GÖLÜ : Kayseri’nin 13 kilomctre kuzeydoğusunda yer alan göl 0.4 km. karelik bir alanı kaplar. Engil Gölünün yüzölçümü ise 40 hektar­dır. Büyük bir bölüm sazlıkla kaplıdır. Gesi tarafından çıkan çaylar buraya dökülür.

SULTAN SAZLIĞI : Develi ovasının güney kesiminde yer alır. Oldukça büyük bir alanı kaplayan Sazlık, özellikle burasının kuş parkı olmasına elverişlidir. Bugün, Türkiye’deki birçok değişik kuş, yalnızca bu sazlıkta üreyip yaşamaktadır. Bunun İçin de Orman Bakanlığı’nca koruma altına alınmıştır. Sazlıkta berdi üretilip çeşitli alanlarda, özellikle yastık ve hasır üretiminde kullanılmaktadır. Sazlığın içerisinde Eğrigöl ile Sarf gölü adında iki de tabii göl bulunmaktadır.Sultan sazlığının detaylı bilgisi için Sultan Sazlığını tıkılayın.

AKKÖY BARAJ GÖLÜ : Yeşilhisar’da bulunan bu baraj gölünün su alan 0.92 km. karedir. Bu gölden çevredeki halk faydalanmaktadır. Suyu tatlıdır.

AMBAR SAZLIĞI : Ambar köyünün batı kesiminde yer alan sazlık, özellikle yaz aylarında, Erciyes dağından eriyen kar sularının düzlükte toprak yüzeyine çıkmasıyla oluşur. Karasazlık diye de tabir edilen bu alan, son yıllarda açılan drenaj kanallarıyla kurutularak tarıma elverişli hale getirilmektedir. Çok geniş alanı kaplayan sazlığın suları Boğazköprü’de Sarımsaklı çayına karışarak Kızılırmağa aktarılmıştır.

Yamula barajı BARAJLAR

İlimizde bulunan barajlar ise, Sarımsaklı, Ağcaşar, Kovalı ve Akköy barajları­dır. İl merkezinin 30 km. kuzeydoğusundaki Sarımsaklı suyu üzerinde inşa edilen Sarımsaklı Barajı’nın toprak dolgu yüksekliği 38 metre, tepe uzunluğu 578 metre, tepe yüksekliği (denizden yüksekliği) 1208 metre gölün dolgu hacmi 1.5 milyon metreküp ve dolusavak kapasitesi 500 m3/sn.dir.

YAMULA BARAJI (Yemliha barajı) : Kayseri Şehir Merkezinin 30 km kuzeybatısında Kızılırmak nehri üzerine kurulmuş enerji ve sulama amaçlı Türkiye� nin önemli projelerinden birisidir. ve 100 MW gücündedir.Yıllık üretim kapasitesi 423 milyon kWh dir.Yap-işlet-devret modelinde inşa edilmiş ve Bahçecik barajıişletme süresi 20 yıldır.
Yamula Barajı, günden güne Kayserililerin mesire ve piknik alanlarından biri olmaya başlamıştır. Kayserililerin deniz özlemi bir nebze olsun baraj sayesinde karşılanırken baraj turları yapan tekneler de oldukça rağbet görüyor. Türkiye çapında bir turnuva veya kürek çekme şampiyonası gibi su sporlarıyla ilgili geniş çapta bir turnuva bu barajda düzenlenebilir.ayrıca belediye bu barajın çevresine çok sayıda ağaç dikerek burayı adeta küçük bir orman ve mesire alanı yapmalı.zaten yapılacak diye biliyorum.çok farklı şekillerde yararlanılabilir
Daha fazla fotoğraf için tıklayınız

BAHÇECİK BARAJI PINARBAŞI :

Yamula barajında yelken yarışması SARlMSAKLI BARAJ GÖLÜ Kayseri-Sivas Karayolu üzerinde şehre 30 km. mesafededir. Baraj gölünün alanı 3 km. kareyi bulmaktadır. Burası özellikle yaz aylarında mesire yeri olarak kullanılmaktadır.

AĞCA-ŞAR BARAJI Kayserilye 100 km. uzaklıkta Yahyalı ilçesinin 9 km. kuzeyinde yer alan Ağca­şar Barajı’nın çevresindeki ağaçlandırma çalışmaları yeni tamamlanmış olup, rek­reasyon alanları henüz tesis edilmemiştir. Sulama amacıyla yapılan toprak dolgu barajın temelden yüksekliği 27 m. dol­gu hacmi 2.4 milyon m3, su depoloma hacmi 66 milyon m3, normal göl hacmi 61 . 70 hm3, aktif göl hacmi 58.1 hm3′tür. Kayserilye 70 km. uzaklıkta Yeşilhisar’ın 4 km. batısında Develi civarına inen.

AKKÖY BARAJI Derelerden birinin üzerinde kurulu olan Akköy Barajı 42 metre yükseklikte bir beton taş barajının gerisinde derince ve boyu 1 km. olan bir gölete yer verecek şe­kilde yapılmıştır. Baraj çevresi kısmen ağaçlandırılmış olup rekreasyon alanı yoktur.

KOVALI BARAJIMIZ ise Kayseriye 100 km. uzaklıkta olup, Yahyalı ilçesinin 21. km. batısında yer alır.

Hisarcık Kasabası’nın güneyindeki Erciyes Kayakevi yakınında Tekir mevkiinde yer alan Tekir Göleti vardır. Çevrenin ağaçlandırılmasına henüz başlanmamıştır. Ayrıca incesu ilçesi­nin 3 km. batısında incesu Sel Kapanı, Erciyes Kasabasının 1 km. güneyinde Zincidere Göleti Panırbaşı ilçesi, Karakuyu Köyü yakınında Karakuyu Göleti, Gesi Kasabasının 2 km. güneyinde Efkere Göleti yer almaktadır.

Kayseri Tarihi Eserler

August 26, 2010 at 4:53 pm Filed in:Resimler No Comments

KAYSERİ’NİN TARİHİ YAPILAR ÜZERİNDE

BULUNAN BİTKİLER VE ETKİLERİ
Ahmet AKSOY *

Tarihi yapılar uygarlıkların mirası olarak bırakılan kültür varlıklarıdır. Bu anıtların bakımı iyi yapılamadığından, günden güne yıpranarak mimari, tarihi ve estetik özelliklerini kaybetmektedirler. Tahribata neden olan bakımsızlık, ilgisizlik ile iklimsel şartların olumsuz etkilerinin yanı sıra, bu tarihi yapıların üzerinde yetişen bitkilerin de payı bulunmaktadır. Bu bitkiler, tarihi yapılar üzerinde estetik olarak güzel görüntü vermeleri yanı sıra zamanla yapıların bozulmasına neden olmaları açısından zararlıdır. Young (1996) tarihi anıtlar üzerinde bulunan mikroorganizmaların bunlara büyük oranda zarar verdiklerini bildirmiştir. Bu yapıları çevreleyen duvarlar üzerinde bulunan bitkilerin estetik özelliği ve bitki türleri hakkında az sa-yıda çalışma yapılmıştır (Ahmed ve Durrani 1970; Gemici et al. 1991; Aksoy ve Çelik 2000).

Bu çalışmada Kayseri’deki tarihi yapılar üzerinde bulunan bitkilerin, bu yapılara verdikleri zararları ve buralara nasıl taşındıkları üzerinde durulacaktır.

Araştırmamız sonucunda Kayseri ve çevresindeki tarihi yapılar üzerinde 10 fa-milyaya ait 27 tohumlu bitki türü tespit edilmiştir. Tarihi yapılarda görülen türle-lerin listesi aşağıda Cetvel’de ve örnek resimlerde verilmiştir.

Türler

Türkçe Adı

Orjinal Adı

Türler
Parietaria Judaica Duvar fesleğeni Hordeum ganiculatum Yabani arpa
Verbascum mucronatum Sığırkuyruğu Piptatherum haldforme
Alkanna orientalis Capsella bursa-pastoris Çoban çantası
Bromus tectorum Poa sterillis Tavşan bıyığı
Conyza canadensis Şifa otu, Pire otu Songuisorba minor
Lamium amplexicaule Ballı baba Ceratocephalus falcatus
Descurainia sobbi Stellaria media Kuşotu Serçe Dili
Soncbus asper Adi eşek marulu Arabis caucosica
Lepidium latifolia Geranium pyrenoicum Turna gagası
Senecio vernalis Kanarya otu Crambe orientalis
Cardaria draba Yabani tere Buglossoides arvensis
Anrîbirebinum majus Aslan ağzı Frysimum a/pestre
Poa annua Tavşan bıyığı Festuca anatolica Çayır yumağı
Robinia pseudo-acacia Yalancı akasya

Bu türler arasında en sık görülenler; Parietaria judaica, Verbascum mucronalum. Alkanna orientalis var. Oientalis, Bromus tectorum ve Conyza canadensis’dir. Ortü değeri en yüksek ve en çok bulunan türler sırasıyla Parietaria judaica, Verbascum mucronatum, Alkanna orientalis var, Orienlalis ve Bromus tectorum’dur. Tarihi binaların duvarlarında sıcaklık değişimleri rüzgar aşındırması ve yağışların etkisi sunucu yıpranmalar oluşmaktadır. Yıpranan bina duvarları üzerine rüzgarla bir miktar toprağın taşınması ve atmosferdeki toz bulutlarından da bir miktar ilavesiyle ortam bitki tohumlarının çimlenmesine elverişli duruma gelmektedir. Daha sonra bitkilerin diasporları rüzgar veya hayvanlar tarafından taşınmaktadır. Bu taşınma olaylarında Composirae familyasından üyeleri paraşütleri olan diaspor içerdiğinden (Senecio, Conyza ve Sonchus) daha başarılı olmaktadır. Ayrıca karıncalar ve kuşlar da Poacae üyelerini taşımaktadır (Ridley, 1930). Bunlara ilaveten kuşların yedikleri tohumların bir kısmının tohum kabuğunun kalın olmasından dolayı, midesinde sindirilememekte ve dışkıyla birlikte dışarı atılmaktadır. Bu durum Capsella bursapastoris (Çoban çantası) iyi bir örnek teşkil etmektedir ( Aksoy, 1998).

Buraya gelen bitkilerin tohumları çimlenerek yıldan yıla büyüyüp ortamı bitkilerin yaşayabileceği duruma sokmaktadır. Bu bitkilerin köklerinin salgılamış olduğu asit benzeri sıvılar taşların yıpranmasına neden olmaktadır. Taşların içine doğru giden bitki kökleri suyu içeri çekerek binanın iç kısmının akmasına ve dolayısıyla tarihi binaların ömrünün azalmasına ve yapının bozulmasına zemin hazırlayacaktır. Ayrıca kazık köke sahip olan otsu ve ağaçsı bitkilerin köklerinin büyümeleri sonucu tarihi yapıların taşlarım iterek, bir birinden uzaklaştırıp bunların bozulmalarına neden olacaktır. Örneğin; Verbascum mucronatum’un kalın ve uzun bir kazık köke sahip olması yukarıdaki olay için çok uygundur
Bazı ağaç tohumları (yalancı akasya vs.) rüzgar ve hayvanlar vasıtasıyla tarihi yapıların üzerine gelerek, burada çimlenip, gelişerek ağaçların oluşumuna neden olmaktadır. Kayseri Kalesi’ni çevreleyen surların üzerinde büyüyen yal

Young (1996) tarihi eserlerin taşları üzerinde bulunan mikroorganizmaların suyu emen polisakkarit (gel gibi) üreterek taşların gözenekliliğini ve geçirgenliğini değiştirdiğini bildirmektedir. Ayrıca, buradaki mikroorganizmalar asit yağmurları sonucu buraya gelen sulardaki azot ve kükürtten besinlerini sağladıktan sonra burada nitrik ve sülfürük asit oluşturarak, taşlardaki gözenek miktarını ve büyüklüğünü artırır. Daha sonra bu gözeneklere liken ve siyanobakterler gelir ve yerleşirler. Ayrıca organik maddelerin çürümesiyle meydana gelen organik asitler de kayaların ayrışmasına ve bunun sonucu olarak taşların bozulmasına neden olur. Kimyasal ayrışmaya yardımcı olan etmenler arasında, tarihi yapıların üzerinde yaşayan bakteriler, likenler, yosunlar, karayosunları ve yüksek bitkiler yer alır. Burada yerleşen bitkiler ve mikroorganizmaların solunumu sonucu oluşan karbondioksit, su ile birleşerek, karbonik asidi oluşturur ve böylece kayaların bozulmaları gerçekleşir.

SONUÇ VE ÖNERİLER

Tarihi yapılar biyolojik mücadele yapılarak bitkilerden arındırılmalı ve değerli kültür varlıklarının daha uzun ömürlü ve estetik özelliklerini korumaları sağlanmalıdır. Bu bitkiler şehirde bir miktar yeşil alan oluşturmaları göz ardı edilmemekle birlikte, verdikleri zarar göz önüne alınarak öncelikli olarak biyolojik mücadelenin yapılması gerektiği zamanla hem tür sayısında artış olacak, hem de daha fazla alan bitkiler tarafından kaplanarak, zarar daha da artacaktır. Önlem alınmadığı taktirde, hem bu tarihi yapılar bozularak özelliğini yitirecek, hem de kale içi ve çevresin taşların düşmesi sonucu insan sağlığını etkileyecek büyük zararlar meydana gelebilecektir.